Türkiye turizmi 2026 yaz sezonunda alışılmışın dışında bir tabloyla karşı karşıya. Sektör temsilcileri, özellikle yabancı turistte yaşanan yavaşlama ve artan maliyetlerin etkisiyle umutların azalmakta olduğunu dile getiriyor.
RUSYA VE AVRUPA PAZARINDA DURGUNLUK
Turizm eski Bakanı Bahattin Yücel, Turizm Gazetesi’nde yaptığı değerlendirmede Rusya, Almanya ve İngiltere’de beklenen son dakika rezervasyonlarının gelmediğini ifade etti. Rusya’dan Antalya’ya ayrılan koltuk kapasitesinin azaltılması ve İngiltere’de başlayan iptaller sezonun dengelerini bozdu. Almanya’da ise ekonomik sorunlar ve artan enerji maliyetleri talebi baskılıyor.
ARTAN MALİYETLER KÂRLILIĞI ZORLUYOR
Yücel’e göre döviz kurunun baskılanması Türkiye’yi yabancılar için pahalı bir destinasyon haline getirdi. Enerji, gıda, vergi ve işletme giderlerindeki artış, bazı ürün ve hizmetlerde Yunanistan’ın dahi Türkiye’den ucuz olmasına yol açtı. Otel yatırımlarında kullanılan kredilerin baskısı altında kalan işletmeler için finansal riskler büyüyor. Bazı bölgelerde oteller sezonu açamadı.
İÇ TURİZM BEKLENTİLERİ KARŞILAMIYOR
Ekonomik koşullar yurtiçinde de tatil alışkanlıklarını sınırlamış durumda. Yücel, iç turizmin genel kayıpları telafi edemeyeceğini, üst gelir grubunun ise Yunan adalarına yöneldiğini belirtiyor. Fiyat istikrarı ve güven duygusu, rakip ülkeleri cazip kılıyor.
SEKTÖRDE İNSAN KAYNAĞI KRİZİ
En büyük risklerden biri de nitelikli personelin sektörden uzaklaşması olarak görülüyor. Pandemi döneminde uygulanan desteklerin yeniden gündeme alınabileceği ifade ediliyor. SGK teşvikleri ve istihdam destekleri sektörün rahat nefes alması için öneriliyor.
GELECEĞE YÖNELİK BELİRSİZLİKLER SÜRÜYOR
Sektör gelecek yıla da temkinli yaklaşıyor. Yükselen enerji fiyatları, jeopolitik gerginlikler ve Avrupa’daki hızlı ulaşım ağlarının gelişmesi, Türkiye’nin rekabet gücünü zorluyor. Ayrıca dijitalleşme ile birlikte tur operatörlüğü modelinin değiştiğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, kamu yönetimi, meslek örgütleri ve özel sektörün ortak hareket ederek kısa vadeli çözümler ve uzun vadeli stratejiler geliştirmesi gerektiği görüşünde. Sektördeki kırılganlıkların aşılması için yapısal adımların atılmasının zorunlu olduğu değerlendiriliyor.
